Hollanda’da her 10 kişiden 8’i, ülkedeki özgürlüğün baskı altında olduğuna inanıyor. Bu sonuç, salı günü yayımlanan EenVandaag kamuoyu panelinin yeni anketine dayanıyor. Bulgular, aynı gün yayımlanan ve kutuplaşmaya ilişkin yaygın endişeyi de öne çıkaran Hart van Nederland anketinin sonuçlarıyla örtüşüyor.
EenVandaag Opiniepanel’in yaklaşık 23.000 üyesiyle yapılan anket, ülke genelindeki Kurtuluş Günü kutlamaları öncesinde, 1 Mayıs ile 4 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirildi.
Katılımcılar yalnızca uluslararası çatışmalardan ve öngörülemez dünya liderlerinden değil, aynı zamanda Hollanda toplumunun içindeki daha geniş özgürlük tehditlerinden de endişe duyduklarını söyledi.
Katılımcılar; aşırılıkçı ideolojilerin ve popülist siyasi partilerin yükselişine, ekonomik güvenliğin azalmasına, göçe ve bazı kişilerin “Hollanda kültürünün kaybı” olarak tanımladığı duruma dikkat çekti.
Bazı katılımcılar ise insanların, siyasetçilerin ve gazetecilerin tehdit ve gözdağı nedeniyle açıkça konuşmaktan giderek daha fazla çekindiğini belirtti. Hart van Nederland anketlerinde olduğu gibi, bazı katılımcılar da toplumsal ayrışmanın derinleşmesinden sosyal medyayı ve algoritmaları sorumlu tuttu.
Bir katılımcı, “Algoritmaların gücü ve size gösterilen ya da gösterilmeyen bilgiler büyük bir endişe kaynağı. Artık bizi neyin birleştirdiğini değil, neyin böldüğünü görüyoruz,” dedi.
Kutuplaşma, verilen yanıtlarda en sık tekrarlanan temalardan biri oldu. Bir panel üyesi, “Herkesin özgürlüğü kendisi için istediği ama başkalarına daha az tanıdığı bireyci bir toplum hâline geldiğimizi hissediyorum,” ifadelerini kullandı.
Bazı katılımcılar, siyasetçileri siyasi kazanç uğruna toplumsal gerilimleri körüklemekle suçladı. Bir katılımcı, “Bazı siyasetçiler bu huzursuzluktan fayda sağlıyor ve onu teşvik ediyor,” dedi.
Bu endişelere rağmen katılımcıların yüzde 42’si, devam eden savaşların ve çatışmaların Hollanda’daki özgürlüğü daha fazla takdir etmelerini sağladığını söyledi. Katılımcılar Ukrayna ve Orta Doğu’daki savaşlara, ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın izlediği politikalara atıfta bulundu.
Bir katılımcı, “Bir demokrasinin ne kadar hızlı çözülebileceğini gördüğümde, şu anda sahip olduğum özgürlüğün değerini daha iyi anlıyorum,” dedi.
Anket, Kurtuluş Günü’nün nasıl anılması gerektiği konusunda da görüş ayrılıkları olduğunu ortaya koydu. Çoğunluk, yani yüzde 57, 5 Mayıs’ın öncelikle Hollanda’daki özgürlüğe, kurbanların anılmasına ve İkinci Dünya Savaşı’ndaki kurtuluşa odaklanması gerektiğini; başka küresel meselelerle karıştırılmaması gerektiğini söyledi.
Ancak yüzde 36 bu görüşe katılmadı ve dünyanın başka yerlerinde yaşanan güncel çatışmalara da dikkat çekilmesi gerektiğini belirtti. Bir katılımcı, “Ukrayna, Gazze ve Lübnan’da şu anda yaşanan dehşete dikkat etmeden kendi özgürlüğümü düşünmem imkânsız,” dedi.
Bu farklılıklara rağmen katılımcıların yüzde 85’i, Hollanda’da özgürlüğü kutlamanın hâlâ önemli olduğu konusunda hemfikir oldu.
Bir katılımcı, bu resmi günün daha büyük bir ulusal önem kazanması gerektiğini söyledi. “Özgürlüğümüzü kutlamanın halkımız için örneğin Paskalya Pazartesisi ya da Pentekost’tan çok daha önemli olduğuna inanıyorum. Onları seve seve değiş tokuş ederdim,” ifadelerini kullandı.
Salı günü Hart van Nederland Paneli tarafından yayımlanan ayrı bulgular da Hollanda toplumunda kutuplaşma ve özgürlük konusunda yaygın bir huzursuzluğa işaret etti. 2.111 kişiyle yapılan bu ankette katılımcıların yüzde 37’si özgürlüğe yönelik en büyük tehdit olarak kutuplaşmayı gösterirken, bunu yüzde 34 ile savaşlar ve uluslararası gerilimler izledi.