D66’dan Rob Jetten, ABD’nin Venezuela’ya saldırısının “yol olmadığını” söylüyor

Hollanda’nın bir sonraki başbakanı olma ihtimali yüksek olan D66 lideri Rob Jetten, ABD’nin Venezuelalı Nicolas Maduro’yu tutuklamasını “yol bu değil” diyerek kınadı.

Jetten sosyal medyada “Maduro acımasız bir diktatördü. Ülkesini uçuruma sürükledi, seçimleri kaybetti ve hukuka aykırı bir şekilde iktidara tutundu” dedi. “Birçok Venezuelalı onun gitmesine sevinecek.

“Aynı zamanda şunu da söylemek gerekiyor: Yol bu değil. Caracas’ın bombalanması, Maduro ve eşinin tutuklanması ve bir ülkenin hükümetinin ele geçirilmesi uluslararası hukuka aykırıdır. Dünyanın geri kalanı için büyük riskler taşıyan bir emsal teşkil ediyor.”

Jetten, şu andaki kritik sorunun Venezuela’nın özgürlük ve demokrasiye doğru istikrarlı bir geçişi kendi başına gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği olduğunu söyledi. Uluslararası toplumun bu konuda maksimum desteği sağlaması gerektiğini belirten Jetten, Venezuela’da devam eden istikrarsızlığın bölge için büyük sonuçlar doğuracağını ifade etti.

“Aynı zamanda ABD’nin eylemlerinin ardından Hollanda ve AB’nin uluslararası hukuk düzenini ve ulusal egemenliğe saygıyı korumaya devam etmesi hayati önem taşıyor” dedi.

“BM yetkisi olmadan tek taraflı müdahale doğrudan buna ters düşüyor. Ülkeler uluslararası hukuku terk ettiğinde, gücün hakkın önüne geçtiği bir dünya riski ortaya çıkar. Bu aynı zamanda dünyanın başka yerlerindeki çatışmalar için de tehlikeli bir emsal teşkil ediyor.”

Jetten ayrıca dikkatini Venezüella kıyılarına 35 ila 80 kilometre uzaklıkta bulunan Hollanda Karayip adaları Curaçao, Aruba ve Bonaire’e çevirdi. “Güvenlik, göç ve turizm alanları da dahil olmak üzere adalar üzerindeki etki önemli olabilir. Krallıktaki vatandaşlarımızın onların yanında olduğumuzu açıkça belirtmeleri gerekiyor” dedi.

Bazı Hollandalı milletvekilleri önümüzdeki hafta bölgedeki krizi görüşmek üzere parlamentonun erken çağrılmasını destekledi. Aruba ve Curaçao, Hollanda krallığına bağlı bağımsız ülkelerdir, Bonaire ise yerel yönetim statüsündedir.

Hollanda başbakanı Dick Schoof, Hollanda’nın gelişmeleri yakından takip ettiğini söylemek dışında ABD’nin eylemiyle ilgili ayrıntılı yorum yapmadı.

Hollanda dışişleri bakanı David van Weel, sosyal medyada Hollanda’nın Maduro rejimini tanımadığını belirterek, “demokrasiye hızlı dönüş” çağrısında bulundu.  “Hollanda” dedi, “tüm tarafları gerginliğin daha da artmasını engellemeye ve uluslararası hukuka uymaya çağırıyor”.

Financieele Dagblad’a verdiği bir röportajda Maduro’nun tutuklanmasının “tamamen Amerikan eylemi” olduğunu söyledi. Hollanda’nın olaya karışmadığını ve bilgilendirilmediğini söyledi.

ABD, 2000 ve 2001 yıllarında imzalanan anlaşmalar kapsamında Curaçao ve Aruba’daki iki üsten narkotikle mücadele uçakları işletiyor.

Aralık ayında, ABD’nin uyuşturucu taşıdığını iddia ettiği teknelere ABD saldırıları sorulduğunda, savunma bakanı Ruben Brekelmans bu tesislerin saldırılarda kullanılmadığını söyledi.

VVD yanıtı
D66 ve Hıristiyan Demokratlarla yeni hükümet kurma görüşmelerini sürdüren sağcı VVD partisinin lideri Dilan Yeşilgöz de ABD’nin eylemini “uluslararası hukuka uygun değil” olarak nitelendirdi ancak Hollanda’nın “gerçekçi olması gerektiğini” söyledi.

Venezuela’daki olayların “bölgemiz ve dolayısıyla önümüzdeki yıllarda Hollanda siyasetinde yapmak zorunda kalacağımız seçimler için de önemli sonuçları olacak” dedi.

Hollanda ve Avrupa’nın çevremizdeki devlerin oyuncağı olmaması için, uluslararası hukuk düzenine dayalı net çerçevelerle kendi güvenliğimizi savunmamız gerekecek.”

CDA lideri Henri Bontenbal henüz kamuya açık bir yorumda bulunmadı.

Bir Cevap Yazın

Hollandadan Haberler sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin