Yeni Hollanda hükümeti çifte vatandaşlık yasasında değişikliğe gitmiyor; yani Hollanda vatandaşı olmak isteyen yabancılar hâlâ mevcut kural gereği diğer vatandaşlıklarından vazgeçmek zorunda. Ancak önceki hükümetin gündeme getirdiği ikamet süresini 5 yıldan 10 yıla çıkarma planı rafa kaldırıldı.
Göreve başlayacak olan yeni Hollanda hükümeti, Hollanda vatandaşı olurken tüm yabancıların kendi orijinal vatandaşlıklarını koruyabilmesini sağlayacak şekilde çifte vatandaşlık yasalarında bir değişiklik yapmayı planlamıyor. Ancak buna karşılık, ikamet süresinin 10 yıla çıkarılmasını öngören plan rafa kaldırılmış durumda.
Cuma günü yayımlanan planlara göre, yurt dışında yaşayan Hollanda vatandaşları, Almanya, Belçika, Fransa ve Britanya’daki vatandaşlara kıyasla Hollanda pasaportlarını “daha hızlı” kaybetmeyecek. Buna karşın, Hollanda’da yaşayan ve vatandaşlığa geçmek (naturalisation) isteyen yeni başvuru sahiplerinin, mevcut uygulamada olduğu gibi diğer vatandaşlıklarından vazgeçmeleri gerekecek.
Bunun pratikte ne anlama geldiği ise net değil. Çünkü Hollanda ve Avusturya, Avrupa Birliği içinde çifte vatandaşlığa hâlâ izin vermeyen iki ülkeden biri konumunda. Almanya ise kısa süre önce kabul ettiği bir yasa ile, Alman vatandaşlığına geçen kişilerin mevcut vatandaşlıklarını koruyabilmesine olanak tanıdı.
Hukuk uzmanlarına göre, doğuştan Hollandalı olan kişilerin birden fazla pasaporta sahip olmasına izin verilirken, yeni Hollanda vatandaşlarına bunun yasaklanması ayrımcı bir uygulama anlamına geliyor.
Floransa’daki Avrupa Üniversitesi Enstitüsü’nde vatandaşlık çalışmaları profesörü olan Maarten Vink, LinkedIn’de yaptığı paylaşımda, yeni hükümetin vatandaşlık yasasına ilişkin planlarını “belirsiz, ahlaki açıdan tutarsız ve pratikte uygulanması imkânsız” olarak tanımladı.
Buna rağmen koalisyon anlaşması, giden hükümetin tartışmalı şekilde ikamet şartını beş yıldan 10 yıla çıkarma planından vazgeçildiğini ima ediyor. Ancak mülteciler için bu sürenin, iki geçici oturum izni dönemine karşılık gelecek şekilde altı yıla çıkarılması öngörülüyor.
Göç hukuku avukatı Jeremy Bierbach, bu durumun “iltica dışı göçmenler için vatandaşlık şartlarında kayda değer bir değişiklik planlanmadığını oldukça net biçimde gösterdiğini” söylüyor. Bierbach, daha önceki bir analizinde, giden hükümetin 10 yıllık ikamet planını “seçim öncesinde yapılan çaresiz bir hamle” olarak nitelendirmişti.
Yeni koalisyon belgesi ayrıca, vatandaşlığa geçiş sürecinde gerekli olan dil yeterliliği seviyesinin A2’den B1’e yükseltilmesinin planlandığını da ima ediyor. Ancak bu değişikliğin, mülteci olmayan başvuru sahiplerinin vatandaşlık başvurularını nasıl etkileyeceği konusunda yine net bir açıklama yapılmıyor.
Vatandaşlığa geçiş (naturalisation), Hollanda vatandaşı olmanın iki yolundan biridir ve çoğu durumda başvuru sahiplerinin mevcut vatandaşlıklarından vazgeçmelerini gerektirir. Diğer yol olan “opsiyon yoluyla vatandaşlık” ise daha karmaşıktır; ancak gerekli koşullar sağlanırsa, başvuru sahiplerinin birden fazla pasaporta sahip olmasına izin verir.